31 Mayıs 2014 Cumartesi

Biraz tiyatro...


Nisan ayı bol aktiviteli geçti. Peri'ye ve arkadaşlarına aldığım tiyatro biletleri ile her haftasonumuz doluydu neredeyse. Ben de hafta içi, çalıştığım dönemlerden içimde ukte kalan, İstanbul Film Festivali'nin gündüz seanslarında fink atıyordum :) bu kadar yoğunluğun ardından hastalanıp 3 hafta yerimden kalkamadım ama o ayrı bir hikaye :(

Şehir tiyatrolarından aldığım biletlerle Üsküdar Müsahipzade ve Üsküdar Kerem Yılmazer sahnelerindeki oyunlara gittik.

Bunlardan biri Islık Sever Max idi.






















Oyunculuk, kostümler, dekor ve sahne tasarımı olarak gerçekten bizim de çocukların da çok hoşuna gitti.
Oyunu buradan inceleyebilirsiniz.

Bir diğer oyun kukla oyunu, Üç kardeş ve muhteşem kurt. Kukla oyunu olduğunu bilmiyordum. Biletleri oyunları incelemeden aldım çünkü. Sinema dönüşü Haldun Taner sahnesinin yanından geçerken isme göre karar verip almıştım. Doğru seçimler yapmışım :)






















Önce acaba hoşlanmazlar mı, basit mı kalır diye endişelendim açıkçası. Ama kızlar oyunu çok sevdiler. 3 Domuzcuk ve Kurt hikayesinin farklı bir yorumu. Sonrasında karakterlerle fotoğraf çektirip etrafta koşturmayı da ihmal etmediler tabii :) Oynatıcıların çocuklara yaklaşımı ve çocukların ilgisinin onlarda yarattığı mutluluğu görmek de çok güzeldi. Tekrar teşekkürler buradan da.
Bilgisi burada






















Bu sezon gittiğimiz diğer oyunlar

Çiçek Prenses ve Damlaların Dansı 

Çiçek Prenses'i de adına kanarak aldım. Bütün oyun boyunca prenses bekleyip durdu yavrum :) 7 yaş ve üzeri içinmiş meğer. Karakterler de kendi aralarında bir tiyatro tertipledikleri ve içlerinden birini yalancıktan prenses yaptıkları için öyle benim kızın beklediği görüntüde bir prenses hiç gözükmedi. Konuyu da kavrayamadı zaten. Tabi oyunculuğa laf yok ama sahne tasarımı yetersiz geldi.

Damlaların Dansı'nı ben çook sevdim. Tasarımlar çok güzeldi. Işık ve sahne düzeni de güzeldi ama burada da ses düzeni kötüydü.  Peri çoğu şeyi anlamadığı için oyundan koptu. Bu oyunu Ümraniye sahnesinde izleedik. Diğer sahnelerde oyun başlamadan anons yapılmıştı hiç bir şekilde görüntü alınmaması doğrultusunda. Ama burada olmadı o anons. Karanlıkta oynanan ve fosforlu boyalar sayesinde karakterlerin oluşturulduğu, oynatıcıların siyah kıyafetler giyip görünmediği oyunda ellerinde telefon, tablet ve fotoğraf makineleriyle üstelik de flashlı foto çeken anneler sayesinde de mahvoldu oyun biraz. Görevliler sürekli uyarmak zorunda kaldı. Ne kadar düşüncesiz bir millet olduğumuzu bir kez daha deneyimledik. Çıkışta anons yapılmadığını ve bu konuya dikkat etmelerini belirttim sorumlu görevliye. İlgileneceklerini söyledi. Umarım bizden sonra izleyenler için daha keyifli olmuştur.

Aslında bir de Harikalar Mutfağı isimli oyuna biletimiz vardı ancak ben çok hastalandığım için ona gidemedik. Bir başka sezonda belki.

Şehir tiyatroları biletleri 3 TL. Mümkün olsa her haftasonu götürsem Peri'yi. Ama yakındaki sahnelerde yaş grubuna uygun oyun olmuyor her defasında. Oyunlara son anda yer bulmak pek olası değil bunu da belirteyim. En az bir hafta önceden yapmak gerek programı.

Bol tiyatrolu günler herkese :)


2 Mayıs 2014 Cuma

Nerede kalmıştık?? :)


Evet ihmal ettim yine. Ama döndüm işte :) kaldığımız yerden toparlayayım biraz. 

6 Mart veli katılım günümüz çok güzel geçti Peri benim küçük asistanım olma görevini üstlendi. Çocuklara önce kitabı okudum. Çok beğendiler.Okumamız sürekli sorularla ve yorumlarla kesildi. Bittikten sonra da bir daha okuyalım dediler ama zaman az olduğundan etkinliğe geçmemiz gerekiyordu. "Daha sonra Peri ile yollarım kitabı okursunuz" dedim.




















Malzemeleri dağıtma görevi küçük asistanımındı :) 


Önceden kesip boyutlandırdığım şönilleri de tek tek dağıttı arkadaşlarına.  










Öğretmenlerin ve benim de yardımımla küçük ahtapotlarımızı yaptık. Keyifli zaman geçirdik. 



 Etkinlik bitiminde Peri'yi de alıp çıktım okuldan. Erken çıktığımız için çok sevindi minnak. Arada böyle kaçamaklar iyi geliyor. Parka gittik pek tabi ki :)



Arada iş yaptığım ajansa da uğradık çıkmışken. Yazı tahtasını gören Peri çizim yapmadan durur mu? :) (anneeee gelir misin sesi ile arkası yarın diyorum:) )