18 Ağustos 2014 Pazartesi

Ziplenmiş Karadeniz Turu! Bir daha aslaaa.... Gün2

Nerede kalmıştık?!!! Hah Batum günü :)

İkinci gün sabah erkenden uyanıldı, kahvaltıya inildi. Kahvaltı çok özensizdi.

Hatta bazı domates ve salatalıklar akşamdan orada yani açık büfe bölümünde bırakılmış ve üzerine yenileri eklenmişti. Yenilebilecek şeyler atıştırılıp, odalar boşaltılıp, valizler aşağı indirilip, lobide bırakılıp otobüse binildi. Dönüşte alacaktık çünkü valizlerimizi. Bayram tatili nedeniyle sınırda yoğunluk olmasından korkularak erkenden de yollara düşüldü.

Bir gün önce ve yine yol boyunca rehberimizin yanımıza alacağımız ilaçlar ve kimseyle tartışmaya girmememiz konusunda ısrarlı ihtarları eşliğinde sınıra vardık.



Bizim özensiz, bakımsız, pis tuvaletli sınır binamızdan sonra Gürcistan'ın gösterişli, özenli ve ellerinde paspaslarla sürekli temizlik yapılan binasına geçildi. Biraz sırada bekleyip işlerimizi hallettik. Erken gelmenin faydasını gördük. Ama otobüs bizim kadar çabuk geçemedi. Sıcak ve nem bu bekleyişte epey bunalttı bizi ve çocukları.


Otobüs de gelince Batum'a doğru hareket ettik. Sınırı geçince birden her şey değişti. Sanki Avrupa'ya gitmiş gibi olduk. Biraz gidip bir benzincide benzin alındı. Tabii daha ucuz hem de neredeyse yarı yarıya. Oradaki bir dövizciden para bozduruldu. Gürcistan'ın para birimi Lari ve bizim paramızdan kıymetli. 100 TL karşıtı 81 Lari aldık. Gün içinde bize yeteceğini söyledi rehberimiz.

Bu binalar Rus döneminden kalma toplu konutlar ama kentsel dönüşüm had safhada.

Colosseum'un bir kopyası yapılıyor.

Yapan lazmıymış neymiş. Öyle bir şeyler anlattı rehber. Bu ters bina bir restoran.


Burası bir benzin istasyonu. İlla her şey değişik olacak.

Piazza Meydanı'ndaki saat kulesi. Aynı zamanda otelmiş.

Piazza Meydanı


Ortada görülen bina teknik üniversite. Gerçekten etkileyici ve şehrin hemen her yerinden görülüyor.

Astronomik saat Prag'daki saate özenilerek yapılmış.



Gürcistan'a özellikle de Batum'a Avrupa Birliği'nden fon veriliyormuş yapılanma ve gelişme için. Her yerde inşaat vardı. Ama yapılar öyle sıradan apartmanlar vs. değil. Baya bildiğin Avrupa binalarını burada inşaa ediyorlar.


Art Nouveau tarzı binalar özellikle dikkat çekiyor. Bazı binalar da orjinallerine gönderme yapılarak burada tekrar hayat buluyor. Bir gösteriş bir gösteriş yani :) Rehberimizin anlatmasından "bu ödenek olmasa bunlar bi halt edemez"i anlıyorsun ama!! Yani bize verseler biz uzay üssü inşaa ederiz Trabzon'a eminim :D




Altın postlu Medea Heykeli. Uzuun ve arkası yarın dizilerine benzeyen bir hikayesi var. Kısaca post kimdeyse güç onda. Hikayeyi buradan ve buradan öğrenebilirsiniz.

Heykelin hikayesini dinlerken sıcaktan bunalan ve yorulan tur ahalisi :)


Merkezi bir yerde otobüs bizi bıraktı, rehberimiz önde biz arkada o anlata anlata yürürken biz de koştura koştura bir yandan foto çekip bir yandan onu dinlemeye çalışıp, bir yandan çocukla ilgilenip, bir yandan etrafa bakmaya çalışarak hızlı bir Batum turu yaptık. "Zaten serbest zamanınız olacak isterseniz buraları kendiniz de gezebilirsiniz" dedi ve yine otobüslere doluşup ünlü botanik parkına doğru yola çıktık.

Otobüs bizi parkın üst kısmında bıraktı. Aşağı doğru yürümeye başladık. Okaliptüs ve bambu ağaçları çok yaygın. Burada da vardı ve dev sekoya ağaçları gerçekten büyüleyiciydi. Ama biz makineleriotobüste unuttuğumuz için oradan sadece telefonla çekilen fotolar var malesef.





Yaklaşık 40 dakikalık bir yürüyüşten sonra tekrar otobüse binilip şehre dönüldü. Limana nazır deniz kenarında Türk işletmecileri olan bir restoranda oturduk.


Öğle yemeği için belirlenen yerde yine açık büfe seçeneği vardı. Daha uyguna geldiği için tercih ettik. Sofrada oranın meşhur içeceği armut suyu gazozu, dev mantısı "khinkali" (hiç beğenmedim hamuru çook hamurdu), peynirli pide diyebileceğimiz "haçapuri" (bunu sevdim) ve pilav, et, tavuk seçenekleri vardı.




Oradan tekrar merkeze gidildi veee...serbest zaman verildi. "1.5 saat"!!! Bu kadar zamanda biraz yürüdük çocuklar bisiklete bindiler. (Çok istemesine rağmen Peri hariç) Biraz da Avrupa Meydanı'nda oturup şu ünlü armutlu içeceklerinden ve soğuk bira içildi.

Tiyatro Meydanı. Arkadaki sütunlu bina opera binası.

 Poseidon Heykeli

Avrupa Meydanı

Bambu ağaçları 



Avrupa Meydanı civarındaki bu park çok büyük ve çok güzel. İçinde etrafında vakit geçirmek için pek çok aktivite ve mekan var.


Burası da yazlık tiyatro binasıymış. 

Tabii plajda kitap okunur. Hatta getirdiğiniz biter ve plaj kitapçısından hemen yenisi alınır.
Bizde de böyle di mi?!!

Batum aşk şehri olarak anılıyor bu nedenle şehirdeki pek çok parkta ve plajda aşk temalı heykeller var. Nedeni de Ali ve Nino'nun aşk hikayesi.




Şehrin her yerinde güzel heykeller var. Biz en çok perili olanı sevdik tabii :)


Ardından yine otobüse doluşuldu yola düşüldü. Dönüş daha kalabalıktı ve çok sıcak bir günün ardından yağmur başladı.
Otobüste çişi gelen Peri'nin imdadına Potette yetişir :)

Sabah ayrıldığımız otelin önünde duruldu ve valizlerini almak için indi herkes. Ama bizim valizler yoktu. Başka bir grup mu aldı, ne oldu, kameraları mı izlesek diye panik yaparken ben şu gerekli soruyu sordum: "biz inmeden görevli çocuklar otobüsümüze hiç valiz taşıdı mı?" "Evet" "Otobüse bakıldı mı?" "Hayır" Ve valizler bagajda bulundu neyse ki. Biz otobüsten inmeden yine hızlı olmak adına görevliler valizleri otobüse taşımaya başlamış meğer. Yahu insanlar valizlerini sabahtan beri burada bırakmış tam mı, eksik mi, noksan mı kontrol edip alacak. Nasıl bir saçmalıktır bu???

Neysssee...  Valizlerimize kavuşup Ayder'e doğru yola çıktık. Akşam yemeği tulum ve horon eşliğinde konaklayacağımız yerde yendi. Oranın tarihi bir hamamı olduğu söylendi ve tavsiye edildi. Biz arkadaşımla hamama gittik yemekten sonra. Kapanmasına bir saat kadar vardı.  Tabii bayram arefesi olduğunu unuttuk. O kadar kalabalık görünce şaşırdık. Kadınlar çoluk çocuk bayram hamamına gelmişti :) Ama hamam soğuktu. Yalnız suyu güzelmiş ki saçlarımız yumuşacık ve pırıl pırıl oldu. Günü hamamla noktalayıp yağmur eşliğinde uykuya daldık :)
Yağmurlu Ayder yolu

Yemek sonrası tulum eşliğinde horon

Ve bu kadar gürültüde sofrada uyuyakalan Peri :)


Offf.... çok uzun oldu bu yazı. Çok yazı çok foto. Hiç bitmiicek sandım!!! o.O

Bıkmayın hemen daha iki gün var :D

Not: Tekrar gidilip sindire sindire gezilecek yerler listesine eklendi Batum. Kesinlikle tavsiye olunur.

4 yorum:

Seyhan dedi ki...

Batum güzelmiş sevdim 😁😁

periliblog dedi ki...

bir haftasonu bile yeter :)

funda çtlbş dedi ki...

Merhaba. Bizde iki bebekle karadeniz ve oradan da batuma geçmeyi düşünüyoruz. Batum çok güvenilir değil dediler öyle mi acaba kendi arabamızla gideceğiz. Birde çocukların nüfus cüzdanlarında da resim istiyorlarmış siz nasıl yaptınız:?

periliblog dedi ki...

Merhaba, ancak gördüm sorunuzu Funda Hanım. Güvenilirlik konusunda bir sıkıntı yaşamadık biz ama kavgacı olduklarını söylemişti rehberimiz. Kimseyle tartışmaya girmememiz konusunda sıkı tembihlemişti. Fotoğrafsız bir belge ile giriş yapmıştık. Fotoğraf istenmedi bizden. Bir sene olacak tabii yeni kurallar gelmişse bilemem. Bir acentadan sorun isterseniz. İyi tatiller :)