26 Ekim 2014 Pazar

Şato

Geçen haftalarda, tatil dönüşü sendromu olduğunu düşündüğüm bazı huysuzluklar oldu Peri'de. Bu arada öğretmenlerini, kendini ve bizi hırpaladı ama şimdi daha sakin sanki. Okuldan arandık zaptedemiyoruz diye. Öğretmeni hiç böyle bir şeyle karşılaşmadığını, hiç bir uğraşına cevap vermediğini söyledi bir gidişimde. Tek derdi bana gelmek, benimle olmak."Annem okula gelsin, sınıfıma gelsin, arkadaşlarımla tanışsıın..." gibi istekler. Sınıftan, okuldan çıkmak istemeler. Bu nedenle apar topar bana bir veli katılım günü ayarlandı. Onu ayrıca yazacağım.

Yine böyle bir kriz gününde öğretmeninden kendisine şato çizmesini istemiş. Öğretmeni de sakinleşip düzgün davranmaya başlamadan çizmeyeceğini söylemiş. Almaya gittiğimde ağlayarak geldi. Kriz halinde şato çizsin bana diye ağlıyordu. Ağlayarak istediklerini kabul ettiremeyeceğini ve şartları yerine getirmeden bu isteğinin gerçekleşmeyeceğini söyledik kendisine ve bu şekilde yani ağlayarak eve geldik. Hala "bana şato çizsin öğretmeniimm" diye tutturuyordu evde bile. "Yarın güzel davranıp özür dilersen" çizer dedim. Mutfağa geçtim yemek hazırlamak için. Peri de köşesine geçip oyalanmaya başladı. Sonra elinde çizimiyle geldi.

Bir şato çizmiş, boyamış çok da güzel yapmıştı. Hiç kimseye tenezzülü yok bu akrep kızın. Bir de çantasına koymamı istedi. Öğretmenine gösterecekmiş. "Bak sen çizmedin ama ben kendim çizdim. Sana ihtiyacım yok." modunda bir tavır takınıyor yani. Okulda da kendi kurallarını uygulamaya çalışıyormuş zaten sürekli. Öğretmenlerine de kendime de sabır diliyorum :)


Bu ikinci çizimi. İlki okula gitti gelmedi. O daha güzel pembeli morlu, bol pencereli ve "imzalı" idi :) Ben yaptım mührünü koyacak illa. Kocaman PERİ yazacak. Ben bayıldım şato çizimine. Cadı madı ama güzel çiziyor sıpa. Aferin kızıma :)

Hiç yorum yok: