29 Aralık 2014 Pazartesi

Perili Çıtır Börek Tarifi :D

Geçenlerde yine aldığım sütü zamanında kaynatamayınca süt kesildi. Öyle öyle buzluk lor dolmuştu bir ara :D Bu sefer buzluğa atmadan hemen karışımı hazırlayıp yakın zamanda yediğim çıtır çıtır böreklerden yapabilir miyiz diye araştırmaya koyuldum. Yine bir kaç tarif bakıp kendime uyarladım tabii :)

Malzemeler:
5 yufka
Lor
Maydanoz
Dereotu
Tuz, karabiber
1 bardak sıvı yağ
4 yemek kaşığı un
1 yemek kaşığı elma sirkesi
1 yumurta

Lor, maydonoz, dereotu, tuz ve karabiberi tercih ettiğiniz oranlarda karıştırarak harcınızı hazırlayın. Bir kapta yağ, un ve sirkeyi karıştırın. Sirkenin kokusu pişince kalmıyor merak etmeyin :D

Bir yufkayı yayıp fırça ya da kaşık yardımıyla yağlı karışımdan her yerine yayın. Üzerini başka bir yufka ile kapatıp sigara böreği saracak gibi 8 parçaya bölün. Bu daha tombik ve büyük oluyor tabii.

Parçaların uzun kısmına harcı koyup sarın. En ucunu biraz ıslatıp yapıştırarak açılmasını önleyebilirsiniz.

Yağlı kağıt serdiğiniz tepsinize dizip üzerine yumurta sarısı sürün. Burada belirtmek istediğim bir şey var. Ben çoğu zaman sarılarıyla beraber beyazını da çırpıyorum ama öyle çok kızarmıyor o zaman. Ben de beyazını iç harca katarak değerlendiriyorum. Ziyana karşıyım :)

Ben mutfağa girince dibimde bitiverdi tabii Peri. Bütün aşamaları beraber yaptık. Hele yufkayı sarma kısmını hiç bana bırakmadı. Ben biraz düzelttim bazılarını sadece. Daha önce etkinlik kitabındaki bulmacaları çözerken hepsini çabuk çabuk bulunca "Aferin ne çabuk buldun" deyip takdir etmiştim. "Ne becerikli kız doğurmuşsunuz di mi?" cevabını almıştım. Becerikliliğini asıl bu böreği yaparken gösterdi. Aferin sana kuzucum :)








1 Aralık 2014 Pazartesi

Evde Slime Eğlencesi

Bir süredir yabancı sitelerden takip edip evde uygulamak istediğim bir aktivite vardı: Slime

Bunun Türkçesi "balçık, sümük" oluyor. Hayalet Avcıları nesli bilir "Slimer"ı. O sümüksü yapışkan nesneyi evde eğlence haline getirmek için bir formül bulunmuş. Pek çok çeşidi var. Ben Peri'ye cazip geleceğini düşündüğümden ve evde hala Frozen etkisi sürdüğünden mavi tonlarda ve parlak bir slime yapmayı düşündüm.

Simli yapıştırıcı bulamadım ilk başta. Civardaki büyük bir kırtasiyeden de sorup yok denince umudu kesip şeffaf tutkal ve sim ile yapayım diyordum ki o kırtasiyenin arka raflarında tam da istediğim gibi tutkallar buldum.



Evde Borax vardı zaten. Eczanemize getirtmiştim bir ara, temizlikte kullanmak için. Aktarlarda da bulunduğunu duydum.

Malzemeler tamam olunca akşam Peri'nin gelmesini bekledim hazırlamak için. Yemekten önce yapıma başladık. Tarif baktığım siteler hep ingilizce olduğundan ölçüler de onların birimleri ileydi. Ben yine bildiğimi okuyup göz kararı ilerledim her zaman olduğu gibi.




Bazı siteler sıcak su bazıları normal yazmıştı ben sıcak kullanmaya karar verdim. Bir kahve fincanı kadar sıcak su koydum kaba. Bir tatlı kaşığı Borax ekleyip karıştırdık.



3 tane 50ml'lik yapıştırıcım vardı. Üçünü de kullandık. Şişelerin dibini alabilmek için kesmek zorunda kaldım. İyice sıyırdım yapışkanları Peri de karıştırdı sürekli. Çok cıvık olduğunu görünce suyu fazla kaçırdım sanırım deyip bir tatlı kaşığı daha Borax ilave ettim. Extradan biraz da mor sim ekledim.







Ve yoğurma faslı başladı. Biraz Peri biraz ben derken ve biz bu işi kotaramadık diye düşünürken balçığımız kıvam almaya başladı. Artık o cıvık vıcık halinden, ele yapışmayan daha mıncıklanası bir forma dönüştü.




Tekrar tekrar oynamak mümkün ama kapaklı bir kavanozda muhafaza etmek gerekir. Çok da dekoratif duruyor zaten :)




Sakal yapmış kendine :)

Sonrasında oynamak çok eğlenceli. Islak bir hissi var ama ele yapışmıyor. Düştüğü yapıştığı yerden de kuruyunca rahatlıkla çıkıyor.

Borax doğal bir mineral olduğundan ele temasından çekinmedim ancak yenilmesi yutulması tehlikelidir muhakkak.

Yapması da oynaması da çok eğlenceli. En kısa zamanda çeşitlerini yapacağız :)

21 Kasım 2014 Cuma

Fotoo.. Fotoo..

Harddiskler doldu taşıyor. External, internal, flash, SD, Mini SD, Micro SD... Dijital makineler telefonlar çıktığından beri foto çekmekten kendimizi alamaz olduk. Hele de çocuk varsa her anını kayıt altına almak istiyor insan. Giden zamanların geri gelmeyeceğini ve hiç bir anın yetmediğini, doyulamadığını biliyor.

Ama hepsi o disklerde kalıyor malesef. Bir albümün yerini tutmuyor. Elinin altında olup hemen açıp bakayım diyemiyorsun çoğu zaman. Bir dosyam var "Çıkarılacaklar" diye. Hala çıkarılacak onlar :)

Unnado zamanından tanıdığım Afilli Kitap, fotolar disklerde durmasın gözönünde olsun diye çok şık "Foto Kitap"lar hazırlama imkanı sunuyor kullanıcılarına. Yeni bir uygulamayla da sadece sizdeki değil diğer aile bireylerindeki fotolar da onlar tarafından eklenebiliyor albüme. Anneanne ve dede çok sevinecek bu duruma :)

Şöyle bir de tanıtım yazıları var kendi dillerinden okuyalım derseniz;


EN GÜZEL HATIRALARINIZ BAŞUCU KİTABINIZ OLSUN!

En güzel hatırlarınızın daima başucunuzda sizinle olmasını, her istediğinizde bir kitabın sayfalarını çevirir gibi onları hatırlamayı ister misiniz?
Hatıralardan oluşan bir başucu kitabı hazırlamak artık çok kolay! Tek yapmanız gereken hayatınıza dair en güzel kareleri seçmek ve www.afillikitap.com’a girip, tüm fotoğraflarınızı tek bir kitapta buluşturmak!
Bazen uykunuz kaçınca, bazen kendinizi yalnız hissettiğinizde bazen de uzaklardaki bir yakınınızı özlediğinizde bu çok özel kitabın sayfaları arasında dolaşabilir, her istediğinizde hatıralarınıza dokunabilirsiniz.
Hatıralardan oluşan bu başucu kitabında fotoğraflarınızı dilerseniz kronolojik sırayla dilerseniz de karışık olarak yerleştirmeniz mümkün.

Sevdikleriniz dünyanın öbür ucunda olsa da fotokitabınızı onlarla birlikte hazırlayabilirsiniz!
Sizlerden gelen istekler doğrultusundaAfillikitap.com yenilendi!  Bu yeni versiyon fotokitap hazırlama sürecinde bizlere birçok kolaylık ve güzellik sunuyor. Bunlardan biri de “arkadaşını davet et” seçeneği! Bu özellik sayesinde, hazırladığınız fotokitap’a arkadaşlarınızı davet edip, onların da fotoğraf eklemesini sağlayabilirsiniz. Böylece fotokitabınız hatıralarınızın ortaklarıyla zenginleşecek ve tek bir fotokitap,herkesin katkısıyla hatıralardan oluşan kocaman bir başucu kitabına dönüşecek.
Afillikitap.com’un yeni kolaylıkları bunlarla da sınırlı kalmıyor. Yenilenen menüsüyle artık kullanılmayan fotoğrafları ayrı bir bölümde görebilecek, projelerinizin kapak sayfalarını görüntüleyerek hangi kitabın içinde ne olduğunu çok daha kolay anlayabileceksiniz.   Ayrıca sipariş verirken aynı Afillikitap’tan farklı boyutlarda da sipariş verebileceksiniz.
Aslında bu yeni versiyonun kolaylıkları saymakla bitecek gibi değil, en iyisi bu güzellikleri yaşayarak görmek! ;)


Hatıralarınızı hayalgücünüzle buluşturun!
Afillikitap.com’un zengin tasarım seçenekleri, fotokitabınızı tasarlarken farklı konsept ve etiketlerle hayal gücünüzü olabildiğince özgür bırakıyor.
Afillikitap’dastandart olarak beyaz yan sayfa kullanılıyor ama siz seçtiğiniz temaya göre siyah yan sayfa da kullanabilirsiniz. Bunun için tasarımınızı tamamladıktan sonra sipariş aşamasında siyah yan sayfa seçimi yapmanız yeterli.
Üstelik Afillikitap’ınızda sadece fotoğraflarınızı değil videolarınızı da ölümsüzleştirebilirsiniz. Tek yapmanız gereken internet üzerindeki videolarınızın URL adresini kitabınıza ekleyeceğiniz kare koda kopyalayarak yapıştırmak!


“Ya beceremezsem?”
İlk defa aramıza katılan kullanıcılarımızın en büyük korkusu ‘Ya beceremezsem?’ Afillikitap.com, A’dan Z’ye tüm adımlarda kullanıcıların fotokitaplarını keyifle hazırlayacakları ve hiçbir aşamada zorlanmayacakları şekilde tasarlandı. Facebook’a ya da Instagram’a fotoğraf yüklemek kadar kolay. İşte bu nedenle ilk kez bir fotokitap hazırlıyor olsanız bile hiçbir zorluk yaşamayacağınızı, aksine büyük keyif alacağınızı göreceksiniz.


Herhangi bir sorunuz olursa www.afillikitap.com ‘dakionline destek hizmetinden yararlanmanız da mümkün.Hatıralarınızdan oluşan bir başucu kitabı hazırlamak için hemen şimdi hazırlıklara başlayın!

Ben başladım kitabımı hazırlamaya ama foto seçmek zor iş gerçekten. Hepsi birbirinden güzel :)

19 Kasım 2014 Çarşamba

Çizgi Film Bayramı Kutlu Olsun!

Bu bayram da nereden çıktı demeyin.

Yıl 2007 veya 2008'di sanırım animasyonun Türkiye'deki değerlerinden Tahsin Özgür'ün öncülüğünde bu tarihi bayram olarak kutlamaya karar verdik. Nedeni de ilk Mickey Mouse filmi olarak kabul edilen "Steamboat Willie"nin 1928'de gösterilmesinin yıl dönümü olmasıdır. Bunu bütün dünyada gelenekselleştirmek istemiştik. Hatta ilk yıllar ülke dışındaki animatörlerden tebrik mesajları ve kutlama için kısa animasyonlar geliyordu. Eskişehir'de Rıdvan Çevik organizasyonu ile kapsamlı bir kutlama da yapmıştık. Maltepe ve Dumlupınar üniversitelerinde kutlamalar yapılıyordu. Ne oldu ne ara unutuldu bilmiyorum ama artık kendi aramızda kutlaşır olduk. Bölümün başındakiler hiç sahiplenmedi zaten bu bayramı. Hiç çaba sarfedilmedi.

Velhasıl güzel bir şeyler yapmak zor bu ülkede. Ama yine de bayramımız kutlu olsun :)

Bu akşam Tahsin Hocalar size geliyoruz deyince başka animatör arkadaşlara da haber verip ufak bir kutlama yaptık. Onlar Peri'nin doğum gününü de kutladılar aslında. Pasta ve hediyeleri ile sürpriz yaptılar bize. Hocamız çok güzel bir akşam geçirdiğini söyleyerek ayrıldı. Ne mutlu bize. Beraber olmak güzel bayram bahane :)


17 Kasım 2014 Pazartesi

Yazıyolum Ama Okuyamıyolum

Peri kız bu aralar sürekli bir şeyler yazıyor. Yavaş yazınca harfler okunaklı ama bizim gibi hızlı yazmak isteyince karalamalardan oluşan bir sıra çıkıyor ortaya. Aralara kalpler çiçekler de serpiştiriyor. Kendi kendine hikayeler yazıyor, oyunlar, listeler hazırlıyor. Kendinden başka anlayan yok tabi.

Bir şeyler yazıp çizip sonra gelip bana soruyor "ne yazmışım anne" diye. Ben de olanı okuyorum ya da "ne yazdın sen söyle" diyorum. "Yazıyolum ama okuyamıyolum ki daha" diye cevap veriyor :D






Bu sabah, buzdolabına astığı "neste"sini güncellerken, "iyi yapıyorum di mi anne, faydalı bir şey yapıyorum di mi?" diye sordu. Ben de " Tabii, yapacaklarını bu şekilde listelemek ve sonra onlara uymak çok faydalı" dedim. Çünkü aklına eseni yapmak ve kendi kurallarıyla yaşamak için evde ve okulda çok direniyor. Bu durum topluluklara uyma konusunda sıkıntı yaratıyor çoğu zaman. Özellikle de okulda. Bu hali hem hoşuma gidiyor hem çok zorluyor. İlkokula başladığında bakalım bizi neler bekliyor?!!!



15 Kasım 2014 Cumartesi

Bitmeyen Doğumgünü

Peri 9 Kasım'da 5 yaşını doldurdu. Bu aralar zıvanadan çıkmış gibi davrandığı ve okulda sorun çıkardığı için okulda kutlamama kararı aldık. O hafta sonu da kampta olduğumuzdan orada kutlayalım bari dedik. Peri bundan habersizdi. Kampa pasta götürmek, daha doğrusu sağlam bir şekilde götürmek mümkün olmayabilir diye perşembeden ıslak kek yapıp krema ile süsledim. Cuma öğlen yola çıkıp akşam kamp alanındaydık. Keki çok bekletmek istemedim ve cuma akşamından kestik. "Bana sürpriz mi yaptınıızz???" diyerek çok sevindi ve şaşırdı tipitoş. Bilen bir kaç arkadaş da yoldan hediyeler almıştı sağolsunlar. Böylelikle ilk doğum günü kutlamamızı -2 derecede Bolu'da yapmış olduk :D








Biz hediyesini götürmemiştik kampa. Anneanne ve dayının da hediyeleri vardı. Dün akşam toplanabildik ancak. Bu sefer en çok sevdiği olan bisküvili pasta yaptım. Üzerini Pınar'ın yeni ürünü Kremilla ile kaplayıp renkli şekerler serpiştirdim.


Uzun zamandır paten isteyip duruyordu. Babasıyla Decathlon'a gittiğimiz bir gün alalım demiştik, doğum gününde vermek üzere. Dün aldı hediyelerini. Çok sevindi. İki gündür denemeler yapıyor. yapamadıkça sıkılıyor çıkarmak istiyor. Salon değişti bu yüzden. yemek masası itildi ileri, orta alan açıldı hanfendi kaysın diye. Alt komşu çıkacak sonunda :D





Yeni yaşın kutlu olsun kuzum. Çabuk büyümeyi isteyip, niye abla olmadım diye üzülüyorsun ya, olma hemen, lütfen olma...

Ekleme (17.11.2014)

"Bitmeyen" diye boşuna yazmamışım. Cumartesi akşamı ziyaretine gittiğimiz canım ve hamile arkadaşım Gülsev, Peri kıza sürpriz yapıp pasta ve hediye almış. Orada da mum üfledi minnak :)


Hediyesini çekmeye çalışmış güya :D